TR Dizin Tarama Sonuçları
Sırala :
Tümünü seç
1. Türkiye'de sağlık konulu yayıncılık ilkelerinin belirlenmesi: Kaynak, ileti ve hedef kitle bağlamında sağlık konulu yayınların analizi
Proje Yürütücüsü: Erkan YÜKSEL
Araştırmacı: Ahmet KAYA YALÇIN , Abdullah KOÇAK , Sinan AYDIN
Proje Bitiş Tarihi: 02.2013
Veri Tabanı: Proje
2. Yazılı ve Görsel Medyada Diyabet ve Beslenme
Yıl: 2019 Cilt: 47 Sayı: Özel Sayı Sayfa Aralığı: 129 - 133
Veri Tabanı: Fen , Sosyal

Medya, bilgi edinme amacıyla günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Beslenme, doğru bilgiye en zor ulaşılan konulardan biri olmanın yanında en çok aranılan konulardan da biridir. Halkın sağlığını geliştirebilmek için yazılı ve görsel medya bir araç olarak kullanmaktadır. Medya, bireylerin tutumlarını, kanaatlerini, tavır alışlarını şekillendiren ve ciddi anlamda etkileyen birincil kaynaktır. Sağlık bilgisi edinme ile ilgili yapılan pek çok çalışma, kişilerin bilgi kaynağı olarak yazılı ve görsel medyayı, çoğunlukla televizyonda sunulan sağlık programlarını ve sağlık haberlerini izlemekte olduğunu göstermektedir. Diyabetin kontrolünde kullanımının faydalı olacağı ile ilgili pek çok haber yazılı ve görsel medyada yer almaktadır. Pek çok bireyin bu haberlerin etkisi altında kaldığı yapılan çalışmalarla da kanıtlanmıştır. Halkın sağlığını etkileyecek düzeyde yazılı ve görsel medyada yer alan sağlık haberleri çok defa üzerinde titizlikle durulmadan, gerçekliği ve bilime uygunluğu yeterince sorgulanmadan hazırlanmaktadır. Sağlık haberlerinde en az iki kere düşünmek, insanlara sahte umut ya da umutsuzluk vermemek doğru olacaktır. Sağlık haberleri uzman kişiler tarafından paylaşılmalı ve ilgili kurumlar tarafından denetilmelidir.

3. SAĞLIK İLETİŞİMİNDE ALGI: KAMU SPOTLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Yıl: 2018 Cilt: 11 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 159 - 178
Veri Tabanı: Sosyal

Kitle iletişim araçlarının içeriğinde daha sık yer bulan ve önemi gün geçtikçe artan sağlıkhaberleri, sağlık iletişimi kavramını gündeme getirmektedir. Halkla ilişkiler faaliyeti olansağlık iletişimi kampanyaları kişilerde sağlıkla ilgili doğru bilgi vermeyi ve hastalıklarınönüne geçmeyi planlamaktadır. Toplumsal fayda dikkate alınarak, bireylere bilinçedindirme ve farkındalık kazandırma amaçları ile Sağlık Bakanlığı kitle iletişim araçlarıüzerinden kamu spotları yayınlamaktadır. Yayınlanan bu spotlar esasında bireylerinbilinçaltına hitap etmektedir. Bireyleri bilgilendirme işleminde belirlenen sonuca doğrugidişte, algının ve algının yönetilmesinin öneminin tespit edilmesi sürece etkinlikkazandırmaktadır. Sağlık iletişimi alanındaki çalışmalar bireylerin ve toplumun sağlıkdavranışlarında farkındalık düzeyi oluşturmak ve gerektiğinde bireylere yön vermekleilgili iletişim faaliyetlerini kapsamaktadır. Çalışma en önemli kitle iletişim araçlarındanbiri olan televizyon yoluyla iletilen mesajların izler kitle tarafından nasıl alımlandığınıortaya koymayı hedeflemektedir. Alımlama analizleri, televizyon programlarının ürettiğianlam ile izleyicilerin ürettiği anlam arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlayan biryöntemdir. İzleyici temelli bu çalışmada Sağlık Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu bireylertarafından en çok izlenen ‘Sigarayı Bırak Hayatı Bırakma’ ’Hadi Harekete Geç’ ’AkılcıAntibiyotik Kullanımı’ kamu spotları alımlama analizi yöntemiyle incelenmiştir.Araştırma için çeşitli meslek gruplarından on kişi belirlenmiş ve alımlamaaraştırmalarında kullanılan derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak bireylerin algısıtespit edilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak izler kitlenin gerçek olayların verildiği kamuspotundan daha çok etkilendiği gözlenmiştir.

4. SAĞLIK İLETİŞİMİNDE SEKTÖREL TESPİTLER
Yıl: 2018 Cilt: 5 Sayı: 3 Sayfa Aralığı: 2 - 10
Veri Tabanı: Sosyal

Sağlık iletişimi ya da sağlıkta iletişimde öncelikli olarak bir bağlam/kapsam durumu sözkonusu olmaktadır. Bir tamlama olarak kullandığımızda, doktor-hasta, hasta-doktor, kişilerarasıiletişim, kurumsal iletişim, kitle iletişimi gibi birçok iletişim etkinliğini içerisinde barındıransağlık iletişimi tek boyutlu bir iletişim olarak ele alınmamalıdır. Bu çalışmada, sağlık iletişiminikavramsal çerçevede ele alınacak, hedef kitlesi insan olan sağlık ve iletişimin sağlıklı bir şekildegerçekleşmesi için öncelikli olarak sağlık çalışanlarının konuya yaklaşımları üzerinde durulacak,daha sonra iletişimin kavramsal yaklaşımı çerçevesinde sağlık çalışanlarınca dile getirileniletişim temelli yaklaşımlara sağlıklı iletişimin gerçekleşmesi açısından öneriler sunulacaktır.Bu çalışma kapsamında, Sağlık Bakanlığı’nca düzenlenen IV. ve V. Uluslararası SağlıktaPerformans ve Kalite Kongresi Sözel Bildiriler kitapçığı taranmış, toplam 152 bildiri metnindeniletişim ve iletişimle ilgili olarak dile getirilen tespitlere yer verilmiş, sağlık çalışanlarınıniletişim merkezli sorun ve önerileri çerçevesinde çözüm önerileri ortaya konulmuştur. Literatürdepsikoloji biliminde yer alan kimi davranış modellerinin, sağlık iletişiminde uygulanabilirliğikonusunda yapılan çalışmalar dile getirilmektedir. Bu çalışmalarla, sağlık iletişimi alanındaörnek uygulamalara yer verilmesine, kurumsal iletişim ve kişilerarası iletişim açısından sağlıkiletişiminde karşılaşılan sorunların çözülmesine de örneklik teşkil edebileceği dile getirilecektir.

5. AİLE HEKİMLERİNİN İNTERNET VE SOSYAL MEDYA KULLANIM ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ
Yıl: 2018 Cilt: 6 Sayı: 1 Sayfa Aralığı: 484 - 501
Veri Tabanı: Sosyal

Günümüzde çok yaygın kullanılan internet ve sosyal medya önemli bir sağlık enformasyon kaynağıdır.Bu araştırmada amacımız, hayatın her alanında baş döndürücü bir hızla yaygınlaşarak kullanılan internet ve sosyalmedya ile ilgili aile hekimlerinin alışkanlıklarını incelemek ve bu yeni iletişim araçlarını mesleklerini icra ederkenne kadar ve nasıl kullandıklarını belirlemektir. Tanımlayıcı tipteki bu araştırmanın evrenini Türkiye’de birincibasamakta sağlık hizmeti veren aile hekimleri oluşturmaktadır. Verilerin elde edilmesinde online anket tekniğikullanıldı. Elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı kullanılarak bilgisayara aktarıldı, frekans ve yüzdeanalizleri yapıldı. Çalışmamıza 716 doktor katıldı. Birinci basamakta çalışan hekimlerin kullandıkları sosyal medyaaraçlarını incelediğimizde %89,1’i WhatsApp, %78,5’i Facebook, %40,8’i Instagram, %33,7’si Twitterkullanırken, %1,8’i hiçbir sosyal medya aracını kullanmadığını bildirdi. “Her aile sağlığı merkezinin bir sosyalmedya hesabı olmalıdır.” önermesine katılımcıların %39,8’i “katılıyorum” derken; %60,2’si katılmadığını ifadeetti. Sosyal medya farklı toplum katmanlarında olduğu gibi hekimler arasında da büyük rağbet görmektedir. Ancakbu rağbet mesleki alana ve sağlık alanına yeterince yansıtılmamaktadır. Sağlık kuruluşlarının sosyal medyahesapları geliştirilerek yaygınlaştırılabilir ve bu alanda daha etkili bir iletişim ağı tesis edilebilir.

6. Sağlık İletişiminde Yeni Yaklaşımlar: Dijital Medya Kullanımı
Yıl: 2019 Cilt: 22 Sayı: 1 Sayfa Aralığı: 42 - 52
Veri Tabanı: Sosyal

Son yıllarda birçok alanda olduğu gibi sağlık alanında da birey davranışlarında değişiklikler gözlenmektedir. Dünyada ve ülkemizde sağlık konusunda yapılan yeni reformlar ve özellikle Türkiye’ de özel hastanelerin devlet tarafından teşvik edilmesi ile sağlık sektörü birçok açıdan yeniden şekillenmiştir. Bu süreç, sağlık konusunda bireylerin bilgiye ulaşımı ve uzman doktor erişimi açısından da devrim niteliğinde yeniliklerle doludur. İnternetin aktif kullanıcı sayısının artması bu devrimin temel yapı taşları arasındadır. Sektörel olarak özelleşme kişiye özel hizmet anlamına geldiğinden, internet kullanıcıları hem bireyler hem de sağlık kurumları nezdinde sayıca artış göstermiştir. Internet teknolojisinin birey hayatına getirdiği en büyük kolaylık olarak nitelendirilen sosyal paylaşım ağları sağlık yapılanmasındaki değişimi hızlandıran bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Kullanıcıların içerik üretmesine izin veren ve daha önceden üretilen içeriklere ücretsiz erişim imkanı sunan platformların son derece fazla olduğu sosyal ağlar, insanların her konuda olduğu gibi sağlık konusunda da bilgi edinmek için ilk başvurduğu kaynaklar arasındadır. Ekonomi, bilim başta olmak üzere hemen her konuda bilgiye erişimin mümkün olduğu sosyal ağlarda oluşturulan sağlık içeriklerinin sayısı da giderek artmaktadır. Online sağlık bilgisi arama İnternetteki en yaygın aktiviteler arasına girmiş, yalnızca yazılı bilgi ile sınırlı kalmayarak sesli ve video aracılığıyla görüntülü paylaşımlar da bilgiye ulaşma açısından tercih edilirliğini artırmıştır. Uzmanlar ve doktorlar sağlığın her alanı ile ilgili bireyin ihtiyaç duyacağı düzeydeki bilgiyi sosyal ağlar üzerinden paylaşmakta ve hatta ilaç kullanımı, alternatif tedavi yöntemleri, destekleyici ürün kullanımı konularında da yönlendirici içerikler üretmektedir. Bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde online iletişim araçlarının geniş bir yelpazesini içeren ve çeşitli mekanizmalarla çalışan sosyal ağlar (sosyal medya), sosyal destek için bir kanal sağlamakta ve bireyler arasında bağlantı duygusunu kolaylaştırmaktadır. Bağlantı kurmadaki sağladığı kolaylık E-sağlık diye tanımlanan yeni bir dijital sağlık platformunu da inşa ederek konuya yeni bir yaklaşım getirmiştir. Bu çalışmada Gencer (2016) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan “E-Okur Yazarlık Ölçeği” kullanılarak üniversite öğrencilerinin sosyal ağları sağlık alanında kullanma biçim ve düzeyleri tespit edilecektir.

7. Stratejik Pazarlamada “Yerelselleşme” Anlayışı: Torku İşletmesi Örneği
Yıl: 2017 Cilt: 5 Sayı: 3 Sayfa Aralığı: 168 - 189
Veri Tabanı: Sosyal

Hem bilişim teknolojilerindeki gelişmeler hem de küreselleşme etkileri sonucunda pazarlama anlayışları değişen şirketlerin bazıları bir anda tüm dünyayı hedef pazar haline getirirken bazıları da tersine ulusal pazara yoğunlaşmayı tercih etmişlerdir. Stratejik pazarlamanın günümüzdeki uygulamaları ve markalaşmayla ilgili bu çalışmada on yıl gibi kısa olarak nitelendirilebilecek bir sürede markalaşan ve gıda sektöründe önemli bir pazar payı edinen Torku işletmesi özel olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı Torku markası özelinde işletmelerin stratejik pazarlama unsurlarını kullanım düzeylerini ve kullanma amaçlarını belirlemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden betimsel ve sistematik analiz uygulanan çalışma sonuçlarına göre Torku işletmesinin modern pazarlama stratejilerini ağırlıklı olarak ulusal pazar için uygulayan "yerelselleşmiş" bir kuruluş olduğu ortaya çıkmıştır

8. Gıda Tüketim Trendlerinin Şekillenmesinde Kanaat Önderlerinin Rolü: Canan Karatay Örneği
Yıl: 2019 Cilt: 11 Sayı: 1 Sayfa Aralığı: 143 - 176
Veri Tabanı: Sosyal

Bu çalışmanın amacı, sağlık ve beslenmeyle ilgili söylemleri vasıtasıyla toplum üzerinde etkide bulunan ve toplumun gıda tüketimiyle ilgili tutum ve davranışlarını değiştirdiği düşünülen kanaat önderlerinin, tüketicilerin gıda maddesi seçimlerini ve gıda tüketim eğilimlerini ne şekilde, ne yönde ve nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında gıda tüketimiyle ilgili kanaat önderi olarak Prof. Dr. Canan Karatay belirlenmiş ve medyada yer alan tavsiye ve söylemlerine yönelik, tüketicilerin yorum yapmasına müsaade edilen internet mecralarında yer alan tüketici yorumları incelenmiştir. İncelenen yorumlar, tema ve kodlar altında toplanarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Burada ortaya çıkan ana temalar “Algı”, “Kanaat önderliği” ve “Kafası karışıklar” olmak üzere üç grupta toplanmıştır. Algı temasının alt kategorileri Canan Karatay’a yönelik olumlu ve olumsuz yönde algıları olan bireylerden oluşmaktadır. Kanaat önderliği temasının alt kategorileri ise bir kanaat önderi olarak Canan Karatay’ın hangi zeminde meşrulaştırıldığına yönelik ifadelerden oluşmaktadır. Son olarak kafası karışıklar temasının alt kategorileri, aşırı düzeyde gıda tavsiyesine maruz kalmış ve neyin doğru olduğunu ayırt edemeyen bireylerden oluşmaktadır. Ortaya çıkan tüm bu kategoriler sonucunda, çalışma kapsamında belirlenen kanaat önderinin, tüketicilerin beslenme alışkanlıkları ve belirli gıda ürünlerini tüketme/tüketmeme konularında dramatik bir etkisi olduğu gözlemlenmiştir.

9. Sağlık Programlarında Gerçeklik Sorunu: Sağlık Bilimleri Öğrencilerinin Programlara İlişkin Görüşleri
Yıl: 2019 Cilt: 6 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 1165 - 1190
Veri Tabanı: Sosyal

Medya aracılığıyla dolayımlanarak yeniden inşa edilen pek çok sağlık bilgisi, günümüzüngerçeklikleri olarak sunulmaktadır. Geleneksel bir iletişim aracı olan televizyondaözellikle kadınlara yönelik olarak yayınlanan programlara, sağlığı doğrudan ya da dolaylıolarak ele alış biçimleri ve program içerikleri ekseninde çeşitli eleştiriler getirilmektedir.Eleştirilerin başında, sağlık gibi komplike bir konunun ve tıp biliminde yer alan tedavi ileyöntemlerin, estetik kaygılar üzerinden beslenme ve güzellik fetişleştirmesi ile ideolojikbirer meta haline dönüştürülmesi gelmektedir. “Hastalık yoktur hasta vardır” anlayışındanyola çıkılarak yapılan bu eleştiriler sonucunda çalışma; kadın/sağlık programlarındaaktarılan bilgilere, hekimlerin medyada yer alış biçimine, sağlık bilgilerinin programiçeriklerindeki sunumuna, sunum sırasında kullanılan dile ve aktarılan önerilere ilişkinsağlık bilimleri öğrencilerinin görüşlerini ortaya çıkarmayı amaçlar. Bu kapsamdaçalışmada, en çok izlenen kadın programlarından biri örneklem olarak seçilmiş vegörüşmeler yoluyla geleceğin uzmanları olarak değerlendirilen “Beslenme ve Diyetetik”ile “Hemşirelik” bölümü öğrencilerinin görüşlerine başvurulmuştur. Derinlemesinegörüşmeler sonucunda, programlara yönelik bakış açılarının öğrenim alanlarına görefarklılaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca elde edilen bulgular genel olarak değerlendirildiğinde;öğrencilerin kadın/sağlık programlarını düzenli takip etmedikleri, bu tür programlarailişkin olumsuz bakış açılarının çoğunlukta olduğu, beslenme ve diyet gibi kişiye özgüolması gereken bilgilerin bireysellik gözetilmeden herkes için geçerli bilgilermiş gibisunulduğu, bu tür programların izleyiciler üzerinde olumsuz etkilerinin olabileceği vebu bilgilerin izleyiciler tarafından uygulanma ihtimalinin yüksek olduğu sonuçlarınaerişilmiştir.

10. Yemek ve Sağlık Programlarında Katılımcı ve Takipçi Yorumlarının Sağlıklı Beslenme Farkındalığı Açısından İncelenmesi
Yıl: 2020 Cilt: 7 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 1263 - 1284
Veri Tabanı: Sosyal

Sağlıklı beslenme, vücudun ihtiyacı olan yiyeceklerin yeterli ve dengeli bir şekilde alınmasıdır. Birçok hastalığın temeli yanlış beslenmeye dayanmaktadır. Sağlıklı beslenmeye dair kaygıların artması hazırlanan yemeklerin niteliğini değiştirmektedir. Medyanın sağlıklı beslenme için bilgilendirici içerikteki programları, toplum sağlığı ve farkındalık oluşturma açısından kritik bir öneme sahiptir. Günümüzde sosyal medyanın etkileşimsellik ve hipermetinsellik gibi özellikleri, sınırsız bilgi ve yoruma ulaşmamızı sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı, TV’de ve sosyal medyada yayınlanan sağlık programı ve yemek yarışmasının içeriklerini ve bu programların takipçilerinin ilgisini söylem düzeyinde incelemektir. Bu amaçla, CNN Türk’de Deniz Bayramoğlu’nun hazırlayıp sunduğu “Sağlıklı Beslenme ve Hastalıklar Arasındaki İlişki” başlıklı “Gündem Özel” haber programı (2017) ile Fox TV’de Zuhal Topalın sunduğu “Zuhal Topal’la Sofrada” yemek yarışmasının (2018) YouTube videoları ve takipçi yorumları karşılaştırmalı söylem analizi ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda, magazin formatlı yarışma programının daha çok ilgi çektiği, bilimsel formatlı programın ise gereği kadar ilgi görmediği ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla sağlık programlarında insan sağlığına yönelik bilimsel bilgilerin bilimsel kaynağa dayalı ve eğlenceli formatta sunulmasının, yemek programlarında da bilgiye yer verilmesinin toplumun sağlıklı beslenmeye olan ilgisini ve farkındalığını artıracağı düşünülmektedir.

11. HEALTH COMMUNICATION ON SOCIAL MEDIA: AN ANALYSIS ON THE TWITTER USE OF THE MINISTRY OF HEALTH IN TERMS OF PUBLIC RELATIONS MODELS
Yıl: 2020 Cilt: 8 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 805 - 828
Veri Tabanı: Sosyal

Considering public institutions in Turkey, it is seen that "Ministry of Health" uses communication activities effectively and organizedly via Twitter. In addition to its announcements, the Ministry of Health also creates contents about health communication in their messages. In this context, within the scope of this study, the tweets published by the Ministry of Health from the official twitter account between September 1 and October 1 in 2019 are analyzed in historical order. Qualitative data-based quantitative coding is made on tweets published by the official account of the Ministry of Health. The aim of the study is to examine how the Ministry of Health uses social media as a public institution in the terms of public relations models and to determine their communication perspective with the principles that they reflect. Within the scope of the study, how the Ministry of Health uses the twitter account in terms of public relations models, how it benefits from twitter account from the perspective of health communication, and which information it provides people with the contents including health communication are sought to be answered. As a result of the analyzes conducted in the focus of health communication based on public relations models of Grunig and Hunt, it was found that the Ministry of Health generally shared its messages unilaterally, did not interact with its followers other than a tweet, and mostly used the public information model.

12. Hastanede Yatan Hastalarda Sağlık Anksiyetesi ile Sağlık Programlarını İzleme Motivasyonları Arasındaki İlişki
Yıl: 2018 Cilt: 23 Sayı: 1 Sayfa Aralığı: 11 - 17
Veri Tabanı: Fen

Amaç: Sağlık anksiyetesi yüksek olan bireylerin, sağlık personelinden yardım almak yerine internet, televizyon gibi kaynaklardan bilgi almayı daha çok tercih ettikleri belirtilmektedir. Bu bilgi kaynakları, hastanın anksiyetesini daha da artırarak işlevselliğini ciddi derecede bozabilmektedir. Bu çalışmada, dahiliye ve cerrahi kliniklerinde yatan hastalarda, sağlık anksiyetesi ve sağlık programlarını izleme motivasyonları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, dahiliye ve cerrahi kliniklerinde yatarak tedavi gören 199 hasta alındı. Verilerin toplanmasında, Demografik Bilgi Formu, Sağlık Anksiyetesi Ölçeği (SAÖ) ve Sağlık Programlarını İzleme Motivasyonları Ölçeği (SPİMÖ) kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde; sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistiklerin yanı sıra Pearson Korelasyon analizi, Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis Testi kullanılmıştır. Bulgular: Hastaların SAÖ toplam puan ortalamalarını kadın olmanın, kronik bir hastalığa sahip olmanın ve bu nedenle ilaç kullanmanın, sağlık programlarını izliyor olmanın ve sosyoekonomik düzeyini kötü olarak algılamanın istatistiksel anlamlılık düzeyinde artırdığı saptanmıştır (p <0,05). Ayrıca, hastaların SPİMÖ puanları ile bedensel belirtilere aşırı duyarlık ve kaygı boyutu arasında pozitif yönde kuvvetli bir ilişki saptanırken, hastalı-ğın olumsuz sonuçları boyutu arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır (sırasıyla r =0,951, p <0,001; r =0,621, p <0,001). Sonuç: Bu çalışma, dahiliye ve cerrahi kliniklerde yatan hastalarda, sağlık anksiyetesi düzeyleri ile sağlık programlarını izleme motivasyonları ara-sında bir ilişki olduğunu göstermiştir. Hastaların sağlık anksiyetesi düzeylerinin belirlenmesi ve ciddi düzeyde sağlık anksiyetesi yaşayan hastaların bilişsel davranışçı yaklaşımla psikolojik yardım almaları önerilmiştir.

Arama Sonuçlarını Kaydet


TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi © 2019 Tüm Hakları Saklıdır.