TR Dizin Tarama Sonuçları
Sırala :
Tümünü seç
1. İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLERİNDE MOTİVASYON VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIĞIN DEMOGRAFİK DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ
Yıl: 2018 Cilt: 1 Sayı: 48 Sayfa Aralığı: 1 - 30
Veri Tabanı: Sosyal

Bu çalışmada ilköğretim öğretmenlerinin motivasyonları ve örgütsel bağlılıkları: cinsiyet, yaş, medeni durum, öğrenim durumu, mesleki kıdem, okulun bulunduğu yerleşim birimi gibi demografik değişkenlere göre incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi 2013-2014 eğitim öğretim yılında Bartın ilinde görev yapan 525 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmada veriler kişisel bilgi formu, “Küresel Motivasyon Ölçeği” ve “Örgütsel Bağlılık Anketi” ile toplanmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda ilköğretim öğretmenlerinin motivasyonlarında; öğrenim durumuna ve mesleki kıdeme göre anlamlı farklılık görülmemiştir. Fakat cinsiyete göre, içsel ve dışsal alt boyutunda; yaşa göre, dışsal boyutunda; okulun bulunduğu yerleşim birimine göre de, içsel boyutunda anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. İlköğretim öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarında ise; cinsiyete, yaşa, medeni duruma, öğrenim durumuna ve mesleki kıdeme göre anlamlı farklılık görülürken; okulun bulunduğu yerleşim birimine göre farklılık görülmemiştir

2. Examining the meaningful work level of generation X and generation Y teachers
Yıl: 2020 Cilt: 19 Sayı: 3 Sayfa Aralığı: 1225 - 1241
Veri Tabanı: Sosyal

In the 21st Century, the increase in expectation of education has required a series of more complex roles, responsibilities and competences in the teaching profession. Teachers who are the most strategic factor in educational effectiveness, their generation differences and level of motivation are one of the important variables in the success of the institutions. The purpose of this study was to reveal the level of meaningful work in Generation X and Generation Y teachers, and its relationship with various variables. According to this purpose relaible and valid measurement tool was also developed. This study was designed in a descriptive survey model and carried out with the participation of 267 teachers with quantitative method. Data were analyzed by descriptive statistics, t-test and one way analysis of variance (ANOVA), exploratory factor analysis, split half reliabilty test. It was found that meaningful work levels of teachers are high and generation X teachers find their work relatively more meaningful than Generation Y. There was a significant difference between the opinions of teachers’ on meaningful work level based on city and school type variables. Internal moral values are relatively more effective on teachers’ meaningful work experiences than external financial-material values. It was also revealed that meaningful work scale is reliable and valid questionnaire.

3. ÖRGÜTSEL GÜVENİN SAĞLAMASINDA SİNİZMİN ETKİSİ: HAVALİMANI GÜVENLİK MEMURLARI ÖRNEĞİ
Yıl: 2017 Cilt: 19 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 297 - 317
Veri Tabanı: Sosyal

Havacılık sektöründe emniyet ve güvenlik öncelikli iki konudur. Sıfır hata ve sıfır risk istenme özelliğine sahip havacılık sektöründe, tüm operasyonun sorunsuz bir şekilde tamamlanması, can ve mal güvenliğinin sağlanmasından geçmektedir. Operasyonun büyük bir bölümü havalimanlarında gerçekleştirildiğinden, güvenliğin sağlanması havalimanı güvenlik ve koruma personelinin sorumluluğundadır. Koruma ve güvenlik personelinin performansının en üst düzeyde olması, havalimanlarında güvenlik hizmetinin aksamamasını sağlayacak önemli öğelerden birisidir. Koruma ve güvenlik personeli performansının üst düzeyde olması için personelin kurumuna, yöneticilerine ve meslektaşlarına karşı kuşku duymaması ve onlara güvenmesi gerekmektedir. Çalışanın genel anlamda örgütüne karşı kuşku duyması olarak tanımlanan örgütsel sinizmin azaltılmasının yolu, güvenden geçmektedir. Duyulan bu güvene genel ve örgütsel sinizm negatif yönde etki edebilir. Bu çalışmanın amacı, havalimanlarında bir meslek olarak icra edilen koruma güvenlik personelinin genel ve örgütsel sinizminin örgütsel güvenine etkisini ortaya koymak ve örgütsel sinizmin aracılık etkisini ölçmektir. Bu amaçla Türkiye genelindeki 51 hava meydanında çalışan koruma görevlisine anket uygulanmıştır. 96 cevaplayıcı üzerinden yapılan ölçek sınamaları sonrasında Pearson korelasyon analizinde örgütsel sinizm ile genel sinizmle pozitif ve örgütsel güvenle negatif ilişki bulunmuştur. Yapısal eşitlik modeli çerçevesinde örgütsel sinizmin genel sinizm ile örgütsel güven arasında aracılık etkisi test edilmiş, genel sinizmin örgütsel güvene etkisi anlamlı olmadığından aracılık etkisi bulunamamıştır. Sonuç olarak, genel sinizm, örgütsel sinizm ve güven arasındaki ilişkiye yönelik model önerisinde bulunulmuştur

4. Lise Öğretmenlerinde Mesleki Motivasyon Unsurları: Karma Yöntemli Bir Çalışma
Yıl: 2018 Cilt: 14 Sayı: 3 Sayfa Aralığı: 880 - 895
Veri Tabanı: Sosyal

Bu araştırmanın temel amacı lise öğretmenlerinin mesleki motivasyon algılarının incelenmesidir. Öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin, motivasyonlarında anlamlı farklılığa neden olacak faktörlerin bilinmesinin, mesleği önemseme nedenlerinin ve motivasyon artışında/düşüşünde etkili olan faktörlerin anlaşılmasında bu araştırmanın katkı sağlaması beklenmektedir. Araştırma karma yöntemli olup hem nicel hem nitel desenler birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının örneklemini 2016–2017 öğretim yılı içerisinde Siirt il merkezinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı liselerde görev yapan tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen toplam 236 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel kısma ait çalışma grubunu liselerde görevli öğretmenler içinden kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilen 28 lise öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak nicel kısımda Şener (2009) tarafından geliştirilen “Mesleki Motivasyon Ölçeği” yer almaktadır. Nitel kısımda ise araştırmacılar tarafından oluşturulan yapılandırılmış görüşme formu yer almaktadır. Verilerin çözümlenmesinde, nicel kısım için betimsel analiz ve fark testlerinden, nitel kısım için içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda lise öğretmenlerinin mesleki motivasyon algılarının orta seviyede olduğu; eğitim durumu, meslek seçimindeki istek ve mesleki memnuniyet değişkenlerinde anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Eğitim düzeyi arttıkça mesleki motivasyonun da arttığı, mesleklerini isteyerek seçen öğretmenlerin ve mesleki memnuniyeti olan öğretmenlerin motivasyonlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel kısmında lise öğretmenlerinin mesleğin önemini vurgulamada, mesleki motivasyonun artmasında/düşüşünde dış unsurları daha çok öne çıkardığı görülmüştür.

5. ÇALIŞANLARIN DUYGUSAL ZEKALARI İŞ MOTİVASYONLARINI ETKİLER Mİ? SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÖRNEĞİ
Yıl: 2019 Cilt: 14 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 555 - 577
Veri Tabanı: Sosyal

Günümüz iş dünyasında yaşanan köklü değişiklikler ve teknolojik gelişmeler gittikçe sertleşen bir rekabet ortamı oluşturmaktadır. Ortaya çıkan bu değişikliklerle baş edebilmek ve başarılı olabilmek için yöneticilerin çeşitli önlemler alması gerekmektedir. Artık örgütlerin başarıya ulaşmak için sadece teknolojiye, güce, paraya sahip olmaları yeterli olmamaktadır. Bu noktada fark yaratacak bir kaynak niteliği taşıyan insan kaynağının biyo-sosyo ve psiko bir varlık olarak örgüt içindeki duygusal dolaşıma katkısı önemlidir. Yine insan ilişkilerinin yoğun yaşandığı ve temeli paylaşımlara dayanan örgütlerde çalışanların duygularını yönetme ve kontrole ilişkin sahip oldukları yetiler ortak amaç ve hedeflere uluşma konusunda artı değer oluşturmaktadır. Bu anlamda çalışmanın amacı bireyin kendisinin ve başkalarının duygularını tanıma, anlama ve yorumlamaya ilişkin becerilerini ifade eden duygusal zeka ve duygusal zekaya ilişkin becerilerin iş motivasyonu üzerine etkisini belirlemektir. Sağlık bakanlığına bağlı iki fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi çalışanlarından elde edilen veriler yardımı ile gerçekleştirilen araştırmada kullanılan duygusal zeka ve iş motivasyonu ölçeğinin yapılarının belirlenmesi ve doğrulanması amacıyla açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizinden yararlanılmıştır. Duygusal zeka ile iş motivasyonu arasındaki ilişkiler Yapısal Eşitlik Modelinden (YEM) yararlanarak incelenmiştir. Analiz sonucunda oluşturulan modelin uyum indeksleri modelin iyi ve kabul edilebilir seviyede uyum iyiliği değerlerine sahip olduğunu ve modelin kabul edilebilir olduğunu göstermektedir. Yine test edilen hipotezler sonucunda duygusal zekanın alt boyutları olan iyi oluş, özdenetim ve sosyalliğin iş motivasyonu üzerine pozitif etkiye sahip olduğu, duygusallık alt boyutunun ise iş motivasyonu üzerinde herhangi bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür.

6. ÖZEL SEKTÖR MOTİVASYON ARAÇLARININ TÜRK KAMU SEKTÖRÜNDE UYGULANABİLİRLİĞİ
Yıl: 2018 Cilt: 0 Sayı: 109 Sayfa Aralığı: 103 - 136
Veri Tabanı: Sosyal

Kamu çalışanlarının motivasyonu sorunu ulusal ve uluslararası çalışmalarda son on yılda yoğun biçimde ele alınmaktadır. Üzerinde uzlaşı sağlanan husus kamu sektörü çalışanlarını motive eden etkenlerin, özel sektör çalışanlarınınkilerle aynı olmadığıdır. Üzerinde görüş birliğinin sağlanmadığı nokta ise özel sektöre özgü motive edicilerin kamu sektöründe uygulanabilirliğidir. Bu sorun, özel sektör çıkışlı araç ve metotların kamu sektöründe de kullanılabileceğinden hareket eden Yeni Kamu İşletmeciliği (YKİ) yaklaşımı bağlamında tartışılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, özel sektör örgütlerinde kullanılan motivasyon araçlarının Türk kamu sektöründe uygulanabilirliğini yasal mevzuat ve personel rejimi açısından irdeleyerek açıklığa kavuşturmaktır. Çalışma Türk kamu sektörü ile sınırlı tutulmuştur. Çalışmada öncelikle ulusal ve uluslararası alan yazın taraması yapılarak, kamu ve özel sektörde çalışanların motivasyonunu etkileyen hususlar tespit edilmiştir. Sonrasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile adli, askeri, akademik ve sözleşmeli personel statülerini düzenleyen yasal ve idari düzenlemeler incelenmiştir. Alan yazın taramasında tespit edilen motive edicilerin yasal mevzuattaki düzenlemelerle karşılaştırması yapılarak sonuca gidilmiştir. Çalışma sonucunda; performansa dayalı ödeme gibi özel sektöre özgü maddi içerikli bazı güdüleyicilerin kamu sektöründe kullanılabilirliğinin sınırlı olduğu; lojman, eş yardımı, çocuk yardımı gibi bazılarının ise özlük hakkı olarak tanındığı görülmüştür. Bunun yanında, özel sektörde uygulanması rasyonel kabul edilmeyen iş güvencesi, pozitif ayrımcılık, ailenin bütünlüğü gibi araçların Türk kamu sektöründe yoğun biçimde kullanıldığı tespit edilmiştir.

Arama Sonuçlarını Kaydet


TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi © 2019 Tüm Hakları Saklıdır.