TR Dizin Tarama Sonuçları
Sırala :
Tümünü seç
1. SURİYELİ ÖĞRENCİLERİN TÜRKÇE ÖĞRETMENİ OLMAK: SURİYELİ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR
Yıl: 2018 Cilt: 7 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 1210 - 1238
Veri Tabanı: Sosyal

Bu araştırmada, anadili Türkçe olmayan sığınmacı çocuklarla Türkçederslerini yürüten sınıf öğretmenlerinin süreçte karşılaştıkları durumlarıbetimlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, yöntemolarak durum çalışması (case study) seçilmiştir. Araştırmanın çalışmagrubunu farklı şehirlerde görev yapan ve sınıflarında Suriyeli sığınmacıöğrenciler bulunan 14 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenler; Ankara,Bursa ve Muğla‟da ortalama 23 yıldır öğretmen olarak çalışmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilengörüşme formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında öğretmenlerle yapılanbireysel, yüz yüze, yarı yapılandırılmış görüşmeler ses kayıt cihazıyla kayıtaltına alınmıştır. Görüşme formunda 20 açık uçlu soru yer almıştır. Eldeedilen verilerin çözümlenmesinin ardından 3 temaya (Temel Sorunlar, TürkçeDersine İlişkin Sorunlar, Çözüm Yolları) ve 5 kategoriye (İşleyişe İlişkinSorunlar, İletişime İlişkin Sorunlar, Uyuma İlişkin Sorunlar, Programa İlişkinSorunlar, Öğretmenlerin Geliştirdiği Sorun Çözme Yolları) ulaşılmıştır.Araştırma sonucunda, özellikle Türkçe derslerinde öğretmenlerin, anadiliTürkçe olmayan sığınmacı çocuklara, diğer çocuklarla aynı eğitimprogramını uyguladıkları; yabancı öğrencilerin dil sorunlarına nasıl çözümgetireceklerini bilmedikleri ve yabancılara Türkçe öğretimi konusundaherhangi bir eğitim sürecinden geçmedikleri (çoğunlukla) için büyük sorunlaryaşadıkları anlaşılmıştır

2. KÜLTÜRLEŞME STRESİ KISKACINDAKİ SURİYELİ ÖĞRENCİLER
Yıl: 2018 Cilt: 13 Sayı: 27 Sayfa Aralığı: 971 - 990
Veri Tabanı: Sosyal

Kültürleşme, farklı kültürel özelliklere sahip bireyler arasındagerçekleşen etkileşimlere bağlı olarak ortaya çıkan, sosyal ve psikolojikdönüşüm sürecidir. Bu süreçte göçmen bireylerin yaşadıkları psikolojikve sosyo-kültürel uyuma bağlı sorunlar, kültürleşme stresinidoğurmaktadır. Kültürleşme stresi yaşayan bireylerin stresle başa çıkmabecerileri yeterli değilse, psikolojik ve sosyolojik boyutlarda bireysel vesosyal düzlemde farklı problemlerin doğması güçlü bir olasılık olarakkarşımıza çıkmaktadır. Sağlıklı bir kültürleşme ve toplumsal bütünleşmeiçin kültürleşme stresinin etkilerinin çeşitli stratejiler izlenerekazaltılması gerekmektedir. Kültürleşme stresi, göçmen öğrencilerin tekbaşına üstesinden gelebilecekleri bir durum değildir. Türkiye’de yaşayanSuriyeli öğrencilerin kültürleşme stresi yaşamaları riskinin yüksekolması olgusundan hareketle, bu kuramsal çalışmada kültürleşme stresive ilişkili faktörler açıklanmaktadır. Suriyeli öğrencileri ülkemize zorunlugöç etmeye neden olan koşullar, göç öncesinde, sürecinde ve sonrasındayeni kültürel çevreye uyum sağlamada karşı karşıya kaldıkları travmatikdeneyimler onların kültürleşme stresini artırmaktadır. Bu noktadaözellikle eğitim sürecinde başta öğretmenler ve okul yöneticileri olmaküzere diğer eğitim paydaşlarının Suriyeli öğrencilere kültürleşmesürecinde destek sağlanması ve kültürleşme stresinin olumsuzdoğurgularının azaltılması için çaba sergilemesi gerekmektedir. Bununlabirlikte, Suriyeli göçmen öğrencilerin yeni kültürel bağlama psikolojik vesosyo-kültürel uyum sağlaması ve toplumsal huzurun güvence altınaalınması adına ev sahibi kültür üyelerinden de göçmen kültürün değerlerini anlayabilmesi ve empati yapabilmesi, iletişime açık vehoşgörülü olması beklenmektedir.

3. Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Türkiye’de Temel Eğitim Programlarında Çokkültürlülüğün İzleri
Yıl: 2019 Cilt: 5 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 177 - 197
Veri Tabanı: Sosyal

Bu çalışma, kapsayıcı eğitim bağlamında, Türkiye’deki temel eğitim programlarının çokkültürlülük açısından nasıl bir görünüm arz ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında ilköğretim kademesindeki ilkokul ve ortaokul programları incelenmiş; çokkültürlülük ve kapsayıcılığın programların felsefesi, amaçları, ilkeleri ve değerlerine ne ölçüde yansıdığı belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel desende tasarlanmış olan çalışmanın verileri, 2018 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından güncellenen ve yayımlanan temel eğitim 1-8 öğretim programlarından elde edilmiştir. Durum çalışması olarak yürütülen çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Analizler sonucunda, temel eğitim düzeyinde okutulan 16 dersin öğretim programında çokkültürlülük ile ilgili toplam 63 kazanım tespit edilmiştir. Kazanımların kodlanması sonucunda oluşan 38 alt temanın birbiriyle yakınlığı dikkate alınarak farklılıkları tanıma, değer verme ve etkileşim olmak üzere üç ana tema üretilmiştir. Belirlenen üç ana temayı oluşturan kazanımların ise daha çok düşük düzey öğrenim ifadelerini içerdiği tespit edilmiştir. Ayrıca ilköğretim programlarında farklılıkları tanımaya yönelik bir hassasiyetin olduğu kazanımların %41,3’ünün bu amaca hizmet ettiği görülmüştür. Öğretim programlarının kapsayıcı olabilmesi için özellikle etkileşime ağırlık verecek şekilde düzenlenmesi ve daha üst düzey öğrenim hedeflerine sahip olması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda Türkiye’deki temel eğitim programlarının çokkültürlü özelliğe sahip olabilmesi için bazı önerilerde bulunulmuştur.

4. Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Öğretmenlerin Mülteci Öğrencilere İlişkin Tutumlarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi
Yıl: 2019 Cilt: 14 Sayı: 20 Sayfa Aralığı: 1336 - 1368
Veri Tabanı: Sosyal

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin mülteci öğrencilere ilişkin tutumlarını cinsiyet, kıdem, sınıf ya da diğer branş öğretmeni olma durumu, öğrenim durumu, sınıflarında mülteci öğrenci bulunma durumu ve mülteci öğrencilerle ilgili eğitim alma durumuna göre incelemektir. Araştırmada betimsel ve ilişkisel tarama modelleri birlikte kullanılmıştır. 2018-2019 eğitim-öğretim yılında gerçekleştirilen araştırmaya, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan bir ilde eğitimin çeşitli kademelerinde görevli toplam 110 (60 kadın, 50 erkek) öğretmen katılmıştır. Araştırma sürecinde ölçme aracı olarak “Mülteci Öğrenci Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Bu çalışmada ölçeğin tamamı için belirlenen Cronbach Alpha katsayısı .89’dur. Verilerin analizinde betimleyici istatistik (frekans, yüzde ve ortalama), Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Verilerin karşılaştırılmasında anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın bulguları incelendiğinde; öğretmenlerin mülteci öğrencilere yönelik tutumlarının genel olarak “katılıyorum” düzeyinde olduğu; kıdem açısından yeterlik alt boyutunda, sınıflarında mülteci öğrenci bulunma açısından iletişim alt boyutunda ve sınıf ya da diğer branş öğretmeni olma açısından sınıf öğretmenleri lehine anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür.

5. FARKLI LİSE TÜRLERİNDE EĞİTİM GÖREN ORTA DOĞULU KIZ ÖĞRENCİLERİN ELEMENTLER KONUSUNU ANLAMA DÜZEYLERİ
Yıl: 2019 Cilt: 14 Sayı: 7 Sayfa Aralığı: 4159 - 4178
Veri Tabanı: Sosyal

Fen bilimleri alanının bir dalı olan kimya evrendeki bütünmaddelerin doğasını açıklamaya çalışmaktadır. Hayatımızdakarşılaştığımız olayların önemli bir bölümü kimya ile ilgilidir ve bilimselbilgiler içerir. Bu önemli alanın göç ile gelen öğrenciler tarafından nekadar anlaşıldığı ve kız öğrencilerin eğitimlerini sürdürmek üzere nasılbir seviyede bulundukları araştırma konusunun temelinioluşturmuştur. Genelde fen eğitimi özelde kimya eğitimi kapsamındakimyanın sembolik dilini kullanarak ortak bir bilim dili çerçevesinde ilk20 elementin adları, sembolleri ve kullanım alanları ve periyodik cetvelkonusu üzerinde çalışılmıştır. Çalışma, 2018-2019 eğitim öğretimyılında MEB’e bağlı Orta Doğu’dan göç alan bölgede Kız Meslek Lisesi,Ticaret Meslek Lisesi ve Kız İmam Hatip Lisesinde Türk ve mülteciöğrencilerin aynı sınıfa devam ettikleri şubeler seçilerek 9. sınıfseviyesinde öğrenim gören toplam 69 öğrenci ile yürütülmüştür. Buçalışma, Orta Doğu’dan gelen MEB farklı lise türlerine devam eden kızöğrencilerin elementler konusundaki kavramsal başarılarına, farklı lisetürlerinin etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusundakimya alan konusuna yönelik Kimya Başarı Testi ve öğrencilerindemografik yapısını öğrenebilmek için Öğrenci Bilgi Formuuygulanmıştır. Orta Doğudan gelen kız öğrencilerin elementlerkonusundaki mevcut bilgi düzeylerinin tespit edilebilmesi amacı iletoplanan veriler üzerinden betimsel analizler yürütülmüştür. Toplanandemografik bilgiler ile elde edilen değişkenler tanımlayıcı istatistiklerle,öğrencilere ait kimya erişileri lise türü değişkeni temel alınarak çapraz tablolarda sunulmuştur. Elde edilen verilerin istatistiksel olarakdeğerlendirilmesi SPSS paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmasonucunda farklı lise türlerine devam eden öğrencilerin kimya başarıtestinden aldıkları puanlar farklı lise türleri arasında istatistiksel olarakİmam Hatip Lisesine devam eden kız öğrenciler lehine anlamlıbulunmuştur. Bu durum öğrencilerin geçici eğitim merkezlerine devametmeleri ve bulundukları bölgede uyum süreçlerinde yardım almaları vedil konusunda bulundukları lise türüne kendilerini yakın hissetmeleriile ilişkilendirilmektedir.

6. Psikolojik İyi Oluş, Cinsiyet, Mesleki Kıdem ve Okuldaki Görev Süresinin Öğretmen Kültürlerarası Duyarlılığını Yordamadaki Rolleri
Yıl: 2020 Cilt: 9 Sayı: 1 Sayfa Aralığı: 198 - 218
Veri Tabanı: Sosyal

Dünya çapındaki göç hareketleri ve küreselleşmenin etkisi ileokullarda farklı kültürlerden gelen öğrencilerin sayısıartmaktadır. Okullardaki bu kültürel çeşitlilik çok kültürlüeğitim kavramını ortaya çıkarmıştır. Yaşanan sosyaldeğişimlerle birlikte, okullarda çok kültürlü bir eğitim ortamısağlamaktan sorumlu olan eğitimcilerin görev ve rollerinde dedeğişiklikler olmuştur. Bu çalışmanın amacı, psikolojik iyioluş, cinsiyet, mesleki kıdem ve okuldaki görev süresininkültürlerarası duyarlılık düzeyini yordayıcı rollerinin, yurt içive yurt dışından çok miktarda göç alan bölgelerde yer alan,kültürel çeşitliliğin bulunduğu devlet okullarında görev yapanilkokul öğretmenleri üzerinde incelenmesidir. Çalışma 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz döneminde, yoğun dış ve iç göçalmış bölgelerdeki 7 ayrı okulda görev yapan ve çalışmayakatılmaya gönüllü olan sınıf öğretmenleri (N=144) ilegerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında “KültürlerarasıDuyarlılık Ölçeği(KDO)”, “Psikolojik İyi Oluş Ölçeği(PİOÖ)”ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Verilerinçözümlenmesinde betimsel istatistiklerin yanı sıra, PearsonMomentler Korelasyon Analizi ve Basit Doğrusal RegresyonAnalizi kullanılmıştır. Bulgular, KDÖ puanlarının PIOÖpuanları ile (r=.495, p<.01) orta düzeyde, cinsiyet ile düşükdüzeyde (r= -.17, p<.05) anlamlı bir ilişkisi olduğunu, kıdemve okuldaki çalışma süresinin ise öğretmen kültürlerarasıduyarlılığı ile anlamlı bir ilişkisinin bulunmadığınıgöstermiştir. Ayrıca, psikolojik iyi oluş öğretmenkültürlerarası duyarlılığının anlamlı bir yordayıcısı olarakbulunmuştur (F(1-138) = 44.76; p<.01). Psikolojik iyi oluşpuanları kültürlerarası duyarlılık puanlarındaki değişimin%25’ini açıklamaktadır.

Arama Sonuçlarını Kaydet


TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi © 2019 Tüm Hakları Saklıdır.