TR Dizin Tarama Sonuçları
Sırala :
Tümünü seç
1. Türkiye'de 1980 sonrası seçim dönemlerinin politik konjonktürel dalgalanmaları teorisi çerçevesinde analizi
Yıl: 2010 Cilt: 0 Sayı: 36 Sayfa Aralığı: 223 - 238
Veri Tabanı: Sosyal

Bu çalışmada, Türkiye’de 1985 sonrasında yaşanan altı milletvekili genel seçimlerinde, makroekonomik değişkenlerden GSYİH, para arzı ve kamu harcamaları değişkenlerinin seyrinde politik amaçlı bir sapmanın olup olmadığı incelenmiştir. İncelenen seçim dönemlerinde politik konjonktürel dalgalanmaların (PBC) test edilmesinde Nordhaus’un “geleneksel fırsatçı model”i kullanılmıştır. Nordhaus’un fırsatçı modeli Alesina vd. (1991)’nin OECD ülkeleri ve endüstriyel ülkeler için yaptıkları çalışmalarında kullandıkları otoregresif analiz yöntemi ile ampirik olarak test edilmiştir. Seçim dönemlerinde genel olarak PBC etkisinin olup olmadığının belirlenmesi amacıyla tek bir seçim dummy değişkeninin kullanıldığı Model I test sonuçlarına bakıldığında, GSYİH ,kamu harcamaları ve para arzı araç değişkenlerinde seçim dönemlerinde PBC teorisine uygun olarak dummy katsayısının pozitif ve istatistiki olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Her seçim döneminin ayrı ayrı incelendiği Model II test sonuçlarında ise her seçim döneminin şartlarına göre farklı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde ise PBC etkisinin en belirgin olduğu seçim döneminin 1987 seçimleri olduğu, 2002 ve 2007 seçimlerinde ise PBC etkisinin diğer dönemlere göre zayıfladığı söylenebilir.

2. EKONOMİDE PARTİZAN ETKİLER
Yıl: 2016 Cilt: 0 Sayı: 48 Sayfa Aralığı: 1 - 15
Veri Tabanı: Sosyal

Partizan devresel dalgalanmalar; ülke ekonomilerinde seçim zamanlarında farklı siyasi görüşü savunan partilerin ekonomide meydana getirdiği ideolojik dalgalanmalar (tavırlar) olarak bilinmektedir. Çalışmanın amacı, Türkiye'de 1987-2011 yılları arasındaki yedi genel seçim döneminde siyasi otoritenin partizan (ideolojik) bir tavır sergileyip sergilemediğini araştırmaktır. Zaman serisi metodolojisinin kullanıldığı çalışmada, bazı makroekonomik değişkenlerin partizan amaçlı devresel dalgalanmaları oluşturduğuna yönelik çok zayıf bulgular edinilmiştir. Bu durum, Türkiye ekonomisinde seçim zamanlarında hükümetlerin uyguladıkları ekonomi politikalarında çok ciddi farklılıklar olmadığını ve partizan esaslı salınımların sağlıklı oluşmadığını göstermektedir

3. POLİTİK KONJONKTÜR TEORİLERİ: TÜRKİYE’DEN KANITLAR
Yıl: 2016 Cilt: 14 Sayı: 1 Sayfa Aralığı: 248 - 268
Veri Tabanı: Sosyal

Dr. Filiz ERYILMAZ Dr. Dilek MURATSon dönemlerde yapılan çalışmalar iktidarların politik nedenlerle özellikle de yeniden seçilebilmek amacıyla ekonomiyi manipüle ettiklerini belirtmektedirler. Yeni politik iktisat literatüründe bu durum politik dalgalanmalar tarafından yaratılan makroekonomik dalgalanmalar, bir diğer deyişle "Politik Konjonktür Teorileri" olarak adlandırılmaktadır. Politik Konjonkür Teorileri "Geleneksel Fırsatçı Politik Konjonktür Teorisi", "Geleneksel Partizan Politik Konjonktür Teorisi", "Rasyonel Fırsatçı Politik Konjonktür Teorisi" ve "Rasyonel Partizan Politik Konjonktür Teorisi" olarak dört farklı teori ile incelenmektedir. Bu modellerden "Geleneksel Partizan Politik Konjonktür Teorisi", "Rasyonel Fırsatçı Politik Konjonktür Teorisi" ve "Rasyonel Partizan Politik Konjonktür Teorisinin" varsayımları Türkiye için uygun olmadığından bu çalışmada "Geleneksel Fırsatçı Politik Konjonktür Teorisi" test edilmiştir. Çalışmada 1987- 2012 dönemi için çeyrek yıllık GDP, enflasyon, dolaşımdaki para (M0), para arzı (M1) serileri Mevsimsel Box-Jenkings Modelleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre ilgili dönemde hiçbir seride politik konjonktür dalgalanmaları gözlenmemiştir. Bu bulguyu Geleneksel Fırsatçı Politik Konjonktür Teorisi'nin Türkiye için geçerli olmadığı şeklinde yorumlamak mümkündür

4. Türkiye Maden Sektörü İhracatına Konjonktürel Faktörlerin Etkisi
Yıl: 2016 Cilt: 23 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 315 - 336
Veri Tabanı: Sosyal

Bu çalışmanın temel amacı 1992-2013 döneminde Türkiye maden sektörü ihracatında konjonktürel dalgalanma evrelerini ortaya koymak ve bu dalgalanmaların arkasında yatan ekonomik faktörleri analiz ederek sektör ihracatının nasıl bir gelişme gösterdiğini değerlendirmektir. Bu amaçla sektör ihracatına ilişkin aylık ve yıllık zaman serisi verileri kullanılarak en küçük kareler yöntemiyle doğrusal ve ikinci dereceden regresyon analizleri yapılarak tahmini eğilim (trend) fonksiyonu hesaplanmıştır. Analiz sonuçları tahmini ihracat eğilim fonksiyonunun ikinci dereceden olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma sonuçlarına göre sektör ihracatı düzensiz bir şekilde yükselip azalmakta, ayrıca bu dalgalanmaların özellikle 2000 yılı öncesi dönemde istikrar kazandığı görülmektedir. Bu durum, söz konusu dönemde maden sektörü ihracatının hem içsel hem de dışsal birçok siyasi ve ekonomik faktörden etkilendiğinin ve bir türlü istikrara kavuşamadığının bir göstergesidir. 2000'li yıllardan sonra ise nispeten daha istikrarlı ve başarılı bir ekonomi yönetimi söz konusu olduğundan içsel konjonktürel dalgalanmalar daha düsüşük seviyede gerçekleşmiştir. Bu yıllarda (2000 sonrası) ortaya çıkan en önemli konjonktürel dalgalanma, dışsal bir olgu olan 2008 küresel finansal krizi ve bu krizi izleyen bir iki yıl içerisinde Türkiye madencilik sektörü ihracatının yüzde 22 düşmesidir.

5. Türkiye'de Politik Konjonktürel Dalgalanmalar: 1950-2003 Dönemi
Yıl: 2007 Cilt: 62 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 135 - 154
Veri Tabanı: Sosyal

Politik konjonktürel dalgalanmalar teorisi iktidar panilerinin yeniden seçilebilmek için ekonomiyi kendi çıkarları doğrultusunda nasıl manipüle ettiklerini analiz eder. Bu çalışmada Türkiye'de bu tür manipülasyonların olup olmadığını 1950-2003 dönemleri itibariyle analiz etmiştir. Bu analiz, politika çıktıları büyüme ve enflasyon) ve politika araçlarına (kamu harcamaları. bütçe açıkları, vergi oranları) göre saptanmıştır. Buna. göre 1950-2003 yıllan arasında Türkiye'de politik konjonktürel dalgalanmalar söz konusudur. Politika çıktılarına göre yapılan analizde ekonomik büyümenin seçimlerden olumsuz etkilendiği saptanmıştır. Politika araçlarına göre yapılan analizde ise, kamu harcamalarının seçim dönemlerinde arttığı, bütçe açıklarının da büyüdüğü tespit edilmiştir.

6. Bütçe açıklarının politik ve kurumsal belirleyicileri: Gelişmekte olan ülkeler üzerine bir uygulama
Yıl: 2010 Cilt: 19 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 286 - 301
Veri Tabanı: Sosyal

Bütçe açıklarını açıklamaya yönelik ekonomi literatürü, iki temel konu üzerine odaklanmıştır. Bunlardan biri son zamanlarda kamu borçlarındaki birikim diğeri ise, bütçe açıkları ve kamu borçları konusunda ülkeler arasında gözlenen önemli farklılıklardır. Geleneksel ekonomik modeller tek başına bu durumu yeterli biçimde açıklamakta başarısız olmuştur. Bu nedenle, politik ekonomi yaklaşımı olarak bilinen yeni analitik çalışmalar mali politikaların özellikle de bütçe dengelerinin açıklanması konularında politik ve kurumsal faktörlerin rolünü vurgulamaktadır. Bu çalışmanın amacı gelişmekte olan ülkelerde politik ve kurumsal faktörlerin bütçe açıkları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu doğrultuda ülkemizin de içinde yer aldığı gelişmekte olan 33 ülke için yatay kesit analizi yardımıyla ampirik bir çalışma yapılmıştır. Elde edilen uygulama sonuçlarına göre ekonomik özgürlük düzeyi, hukuk sisteminin etkinliği, kamusal regülasyonların yükü, kamusal harcamalardaki savurganlık ve politik istikrar gibi politik ve kurumsal faktörlerin bütçe açıkları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.

7. Politik konjonktür dalgalanmaları: kuram ve Türkiye örneği
Yıl: 2011 Cilt: 48 Sayı: 557 Sayfa Aralığı: 35 - 50
Veri Tabanı: Sosyal

Politik konjonktürel dalgalanmalar teorisi, iktidarın seçim zamanında yeniden seçilebilmeyi kesinleştirebilmek amacıyla ekonomik ve politik avantajlar sağlamak için ekonomiyi maliye ve para politikası araçlarıyla etkileyerek makro ekonomik değişkenler üzerinde manipülasyonlar yapması olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de bu tür manipülasyonların olup olmadığı 1987-2007 dönemleri itibariyle analiz edilmiştir. Bu analiz, politika çıktıları (GSYİH, işsizlik ve enflasyon) vö politika araçlarına (kamu harcamaları) göre yapılmıştır. Buna göre 1987-2007 yılları arasında Türkiye'de politik konjonktürel dalgalanmalar söz konusudur. Politika çıktılarına göre yapılan analizde GSYİH'ın seçimlerden olumsuz etkilendiği görülmüştür. Çalışmada, seçim dönemlerinde enflasyonun artma işsizliğin ise azalma eğilimine girdiği saptanmıştır. Politika araçlarına göre yapılan analizde ise, kamu harcamalarının seçim dönemlerinde arttığı tespit edilmiştir.

8. Demokrat parti döneminde uygulanan ekonomi politikaları ve sonuçları
Yıl: 2012 Cilt: 67 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 157 - 187
Veri Tabanı: Sosyal

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren Türkiye’de uygulanan ekonomi politikaları incelendiğinde öne çıkan dönemlerden birisi, 1950-1960 arası dönemdir. Bu dönem, müdahaleci bir ekonomik yapıdan, özel teşebbüse öncelik veren, açık ekonomiye geçiş çabalarının yoğunlaştığı bir dönemdir. Bu çalışmanın amacı 1950-1960 yılları arasında tek başına iktidar olan Demokrat Parti döneminde uygulanan ekonomi politikalarını incelemektir. Çalışmada bu dönemi ele almamızın nedeni, 1946 yılından sonra siyasi alanda çok partili rejime geçiş kadar, ekonomik alanda da müdahaleci politikalardan, liberal politikalara geçilmiş olmasının sonuçlarını ortaya koymaktır.

9. Bütçe Tutarlılığı ile Politik İstikrarsızlık İlişkisi: Türkiye’de 1984- 2018 Dönemi Analizi
Yıl: 2020 Cilt: 28 Sayı: 44 Sayfa Aralığı: 337 - 354
Veri Tabanı: Sosyal

Bu çalışmada, devlet bütçe gelir ve gider tahminleri ile gerçekleşmeleri arasındaki sapmalar doğrultusunda politik istikrarsızlık ile bütçenin tutarlık ilkesi arasındaki ilişkinin tespiti amaçlanmıştır. Bir başka ifade ile çalışmada, bütçe dokümanlarında yer alan hedeflerin tutarlılığı, performans denetimi ve politik istikrarsızlığın belirleyicileri üzerinden bütçeye etkileri değerlendirilmiştir. Konu çerçevesinde belirlenen değişkenler ile yapılan analizde, Türkiye’de 1984-2018 dönemine ait veriler ile ARDL yöntemi kullanılarak, politik istikrarsızlığın bütçe tahminlerini ve gerçekleşmelerini ne ölçüde etkilediği değerlendirilmiştir. Çalışmada ayrıca 2006 yılında gerçekleştirilen bütçe sistemindeki yapısal değişimin bütçe hedeflerine ulaşma noktasında olumlu etki yarattığı bulgusu elde edilmiştir. Çalışma sonucunda, gelecekteki tahmin tutarlığını sağlamak ve politik istikrarsızlığın yol açabileceği sorunları iyileştirmeye yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir.

Arama Sonuçlarını Kaydet


TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi © 2019 Tüm Hakları Saklıdır.