TR Dizin Tarama Sonuçları
Sırala :
Tümünü seç
1. Belediye Hizmetlerinde Gönüllü Katılım: Konya Örneği
Yıl: 2015 Cilt: 17 Sayı: 29 Sayfa Aralığı: 53 - 62
Veri Tabanı: Sosyal

Bu çalışmanın temel amacı, Konya‟da vatandaşların belediye hizmetlerine gönüllü katılımına ilişkin çalışmaların kapsamını araştırmak, bu çerçevede belediye hizmetlerine gönüllü katılımın belediyeler açısından ne tür avantajlar ve dezavantajlar ortaya çıkaracağını tespit etmek ve belediyelerin gönüllü katılım uygulamalarını artıracak bazı öneriler sunmaktır. Nüfus artışı, kente göçün artışı gibi birçok sosyal, ekonomik ve siyasal sorunlar yerel yönetimlere olan ihtiyacı artırmıştır. Yerel yönetimlerin görev alanlarında meydana gelen artışla doğru orantılı olarak yerel yönetimlerin ve özellikle belediyelerin bu görev ve sorumlulukları karşılayabilecek yeterli gelirlerinin var olup olmadığı ise geçmişten günümüze ülkemizde hep tartışılan konular arasında yer almıştır. Ülkemizde özellikle 6360 sayılı yasa ile büyükşehir belediyelerinin sınırlarının il sınırı olarak belirlenmesi de büyükşehirlerin hizmet sunumunda önemli mali sıkıntılar yaşamasına neden olmaktadır. Bu noktada belediye hizmetlerine gönüllü katılım konusu daha çok gündeme gelen bir konu olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır. Çalışmanın kapsamını Konya‟da yer alan Karatay, Selçuk ve Meram olmak üzere 3 merkez ilçe ve Konya Büyükşehir belediyesi oluşturmaktadır. İlgili belediyelerde daire başkanı ve birim müdürleri ile mülakatlar gerçekleştirilerek öncelikle belediye hizmetlerinde hangi alanlarda gönüllü katılım uygulamasına yer verildiği belirlenmiş daha sonra gönüllü katılım uygulamasının belediyeler açısından ne tür avantajlar ve dezavantajlar ortaya çıkardığı tespit edilmiş, son olarak; ilgili belediyelere gönüllü katılımın artırılması için çeşitli öneriler sunulmuştur

2. Sivil toplum kuruluşlarının politika belirleme sürecindeki rolü: TÜSİAD örneği
Yıl: 2013 Cilt: 0 Sayı: 36 Sayfa Aralığı: 43 - 56
Veri Tabanı: Sosyal

Sivil toplum kuruluşları, devlet örgütlenmesinin dışında, toplumun bazı çıkarlarını gerçekleştirmek için oluşturulan, gönüllülük esasına dayanan ve kar amacı gütmeyen örgütleri ifade etmektedir. Bu kuruluşlar özellikle de kamusal bir güç olarak devletin rolünün sorgulanmaya başlandığı son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır.Sivil toplum kuruluşları, bürokratik olmayan bir yapıya sahip olduklarından ve temel ilke olarak katılımcı bir yaklaşımı benimsediklerinden bireylerin karar alma sürecine katılımı ile şeffaf ve hesap verebilir bir yönetimin sağlanmasına katkıda bulunmaktadırlar. Bu açıdan bakıldığında, toplumda sivil toplum kuruluşlarının etkinliğinin artmasıyla birlikte devlet eksenli yönetimin yerini yönetişim ve katılım eksenli yönetim almakta; dolayısıyla vatandaşlar ortak talep ve çıkarları temelinde politika belirleme süreçlerini alt kademelerden yukarıya doğru etkileyebilmektedirler.Çalışmada Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının politika belirleme sürecindeki rolü TÜSİAD (Türk Sanayici ve İşadamları Derneği) örneği üzerinden incelenmiştir. Bu bağlamda derneğin faaliyetlerinin bilgilendirme, araştırma yapma, rapor sunma, konferans düzenleme, kulis yapma-ikna etme, dikkat çekmeyönlendirme ve süreli yayınlar aracılığıyla bilgi akışı sağlama gibi etkinlikler üzerine yoğunlaştığı görülmüştür.

3. Mükellef ile vergi dairesi ilişkilerinde yönetişimin rolü ve Karaman ili örneği
Yıl: 2010 Cilt: 11 Sayı: 1 Sayfa Aralığı: 271 - 288
Veri Tabanı: Sosyal

Son yıllarda tüm dünyada çok hızlı ve yoğun sosyal ve ekonomik olaylar yaşanmaktadır. Özel sektörün yanında kamu sektörü de bu gelişmelerden etkilenmektedir. Yöneten ve yönetilenlerin karşılıklı etkileşim kurmaları ve bunların dışında kalan kurumların görüşlerinin dikkate alınması, yönetişimi ortaya çıkarmaktadır. Vergi, devlet ile vatandaş arasında etkileşimin en yoğun olduğu bir alandır. Vergi, vatandaşlardan zorla ve karşılıksız alınmaktadır. Hem vergi alınırken ve hem de bunlar kamu harcaması olarak kullanılırken, vatandaşların görüşleri dikkate alınmamaktadır. Bu çalışmada gelişen yönetişim kavramının, vergi gelirlerine etkisi araştırılmıştır. Karaman İlinde, vatandaşların vergi ve vergi dairesi hakkındaki görüşleri değerlendirilmiştir.

4. İYİ YÖNETİŞİMİN TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE UYGULANMASI VE KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
Yıl: 2018 Cilt: 5 Sayı: 1 Sayfa Aralığı: 99 - 139
Veri Tabanı: Sosyal

İyi yönetişim tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 2000 yıllardan sonra popüler olan bir kavramdır. Bu kavramın özünde hukukun üstünlüğü, şeffaflık, yeni liderlik, hesapverebilirlik gibi önemli kriterler bulunmaktadır. Ancak en önemli özelliği idarecilerin yönetme süreçlerinde vatandaşların taleplerine daha fazla cevap verebilmesi yani idarenin hizmet kalitesinin yükseltilmesi vardır. Bu çalışma ile iyi yönetişimin kuramsal çerçevesi ortaya konulduktan sonra, Türk kamu yönetiminde özellikle 2000’li yıllardan sonra ne gibi adımlar atıldığı irdelenecektir. İyi yönetişimin hayata geçirilmesi bakımından 2010 Anayasa değişikliği ile idare sistemimize giren Kamu Denetçiliği Kurumunun (Ombudsmanlık) iyi yönetişim ile ilgili uygulamaları incelenecektir.

5. AĞRI’DAKİ ÇEVRE SORUNLARININ AKADEMİSYEN BAKIŞ AÇISI İLE DEĞERLENDİRİLMESİ
Yıl: 2018 Cilt: 0 Sayı: 74 Sayfa Aralığı: 325 - 338
Veri Tabanı: Sosyal

İnsanoğlu var olduğu günden beri doğada kendi eliyle birtakım değişiklikler yapmaktadır. Bu değişikler genellikle doğal ortama olumsuz anlamda müdahale yoluyla gerçekleşmektedir. Özellikle sanayi inkılabı ile beraber fabrikalarda seri üretimin gerçekleşmesi bir takım olumsuz gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Fabrika bacalarından çıkan dumanlar önemli ölçüde hava kirliliğine neden olmuştur. Yine fabrikalardan çıkan kirli atıklar gelişigüzel çevreye atılmış ve bunun sonucunda da önemli ölçüde çevre kirliliği meydana gelmiştir. Bununla beraber insanoğlu gelişen teknolojiyi de kullanarak giderek doğal yaşam alanlarını tahrip etmeye başlamıştır. Bu tür gelişmelere bağlı olarak gerçekleşen çevre kirliliğini azaltmanın en önemli yolu insanları bilinçlendirmekten geçmektedir. İnsanların bilinçlenmesi noktasında ise eğitim faaliyetleri önemli rol oynamaktadır. Çevre sorunları Türkiye genelinde yaşanırken Ağrı’da da önemli tahribatlar meydana getirmektedir. Yapılan bu çalışmanın amacı, Ağrı’daki çevre sorunlarını akademisyen bakış açısıyla değerlendirmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada örneklem olarak maksimum çeşitlilik örneklemesi, veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu kapsamda Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde görev yapmakta olan 25 akademisyen ile görüşme formu tekniği kullanılarak 2017-2018 eğitim öğretim yılında veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, Ağrı’da mevcut çevre sorunlarının hava, su, toprak ve gürültü kirliliği olduğu katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Çarpık kentleşme, yeşil alanların eksik olması, geri dönüşüm çalışmalarına yeterince önem verilmemesi, sokaklarda çöp birikintilerinin olması, yolların düzensiz ve kirli olması, insanların bilinçsiz olması çalışmada ulaşılan diğer sonuçlar olmuştur. Katılımcılar, Ağrı’daki çevre sorunlarının insanların bilinçlendirilmesi, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşların görev ve sorumluluklarını yerine getirmesiyle azaltılabileceğini belirtmişlerdir.

Arama Sonuçlarını Kaydet


TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi © 2019 Tüm Hakları Saklıdır.