TR Dizin Tarama Sonuçları
Sırala :
Tümünü seç
1. Correlation between the ahcpr (agency for health care policy and research) risk stratification and angiographic morphology in non-st-segment elevation acute coronary syndrome
Yıl: 2011 Cilt: 39 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 105 - 113
Veri Tabanı: Fen

Amaç: Akut koroner sendromlu (AKS) hastalarda risk sınıflaması tedavinin seçimi açısından önemlidir. Bu çalışmada ST yükselmesiz AKS’li hastalarda Amerikan Sağlık Politikaları ve Araştırmaları Dairesi (Agency for Health Care Policy and Research-AHCPR) risk sınıflaması ile anjiyografik morfoloji arasındaki ilişki araştırıldı. Çalışma planı: Çalışmaya, ileriye dönük olarak, ST yükselmesiz AKS tanısı konan 163 hasta alındı. Tüm hastalara AHCPR risk değerlendirmesi yapıldı ve koroner anjiyografi yapıldı. AHCPR risk değerlendirme sistemine göre hastalar, düşük (n=25, ort. yaş 55±10), orta (n=55, ort. yaş 58±10) ve yüksek (n=83, ort. yaş 61±11) risk gruplarına ayrıldı. Bulgular: Gruplar arasında cinsiyet, yaş ve koroner kalp hastalığı risk faktörleri açısından anlamlı fark yoktu (p>0.05). Lezyon morfolojisi açısından yüksek riskli grubun, düşük+orta riskli grupla karşılaştırılmasında, yüksek riskli grupta kompleks lezyon (%31.9 ve %4.0, p=0.001), tam tıkanıklık (%23.2 ve %0, p=0.001) ve intrakoroner trombüs (%13 ve %2, p=0.02) sıklıkları anlamlı derecede fazla bulundu. Tek değişkenli analizde, kompleks lezyon, tam tıkanıklık, intrakoroner trombüs ve TIMI

2. Akut koroner sendrom şüphesi ile takip edilen hastaların prospektif analizi
Yıl: 2011 Cilt: 15 Sayı: 2 Sayfa Aralığı: 45 - 53
Veri Tabanı: Fen

Acil servise en sık başvuru nedenlerinden birisi göğüs ağrısıdır. Akut koroner sendromiar (AKS) önemli bir mortaiite ve morbitide sebebidir. AKS'lu hastalarda ayırıcı tanının yapılması ilk adım olmalıdır. Bu çalışmanın amacı hastanemiz acil servisine göğüs ağrısı şikâyeti ile başvurup, AKS tanısı ile yatırılan hastalar veya acil servisten taburcu edilip kardiyoloji polikliniğine başvuran hastalarda, AKS tanımızın doğruluk derecesini araştırmak ve gereksiz kaynak israfını önlemektir. Çalışmaya acil servise göğüs ağrısı şikâyeti ile başvurup kardiyoloji kliniğine AKS tanısı ile yatan 300 hasta, acil servisten AKS tanısı dışlanıp taburcu edilen ve kardiyoloji polikliniğine başvuran 100 hasta olmak üzere toplam 400 hasta alındı. Akut koroner sendrom tanısı ile yatırdığımız 300 servis hastasından 262'sinde koroner arter hastalığı (KAH) (%87,33), 38 hastada normal koroner anatomi (NKA) (%12,67) tespit edildi. Acil servisten AKS tanısı dışlandıktan sonra taburcu edilip kardiyoloji polikliniğine başvuran hastaların 16'sında KAH (%16), 84'ünde NKA (%84) bulundu. AKS tanısı ile kardiyoloji servisine yatırılan hastaların KAH ve NKA grupları arasında yaş, cinsiyet, diyabetes mellitus (DM), dislipidemi, kolesterol, LDL, birinci In I ile ikinci Tn I arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Acil servisten AKS tanısı dışlanıp'taburcu edilen poliklinik hastalarının KAH ve NKA grupları arasında DM, sigara, dislipidemi, glukoz, CK MB ve ikinci Tn I arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Sonuç olarak; kabul esnasında troponin seviyesi ve EKG'si normal olan hastaların 10-12 saat gözlemlenmesi, seri EKG takibinin yapılması ve ikinci kardiyak troponin değerinin bakılması uygundur. Bu şekilde normal troponin ve EKG'ye sahip olan hastalar güvenle taburcu edilebilir. Bu hastaların optimal değerlendirilmesi için acil servis birimlerinde göğüs ağrısı ünitelerinin kurulmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Böylece yanlış pozitif ve yanlış negatif değerlerde azalma ve bu yolla mortaiite ve morbidite de ve gereksiz kaynak harcamalarında azalma sağlanabilir.

3. Akut Koroner Sendrom ile Başvuran Hastaların Klinik Özellikleri, Risk Faktörleri ve Tedavi Yöntemleri
Yıl: 2019 Cilt: 26 Sayı: 4 Sayfa Aralığı: 505 - 513
Veri Tabanı: Fen

Amaç: Hastanemize başvuran akut koroner sendrom(AKS) olgularının klinik özelliklerini, koroner arterhastalığı (KAH) risk faktörlerini, tedavi yöntemlerinibelirlemek, KAH‟tan korunma stratejilerini geliştirmek,bölge ve hastanemiz için AKS tedavi stratejilerinin dahaiyi yapılabilmesi amaçlandı.Gereçler ve Yöntemler: Van Yüzüncü Yıl ÜniversitesiKardiyoloji Anabilim Dalı koroner yoğunbakım ünitesine01.10.2011-01.06.2012 tarihleri arasında AKS tanısıylayatırılan 364 hastanın klinik ve laboratuar özellikleriaraştırıldı. Hastalar STEMI (ST elevasyonlu miyokardenfarktüsü), NSTEMI (ST yükselmeli olmayan miyokardenfarktüsü) veya KAP (kararsız angina pektoris) olarakgruplandırıldı. Hastaların tedavilerine Amerikan KalpCemiyeti/Amerikan Kardiyoloji Derneği (ACC/AHA) veAvrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) kılavuzlarına görebaşlandı.Bulgular: Olguların, kadın/erkek oranı yaklaşık 1/3, yaşortalaması 59±11 yıl (kadınların 61±12, erkeklerin58±11), tüm hastalarda ve erkeklerde en sık riskfaktörleri hipertansiyon (HT) ve sigara içiciliği,kadınlardaki en sık risk faktörleri HT ve diabetes mellitus(DM), hastaların; %48,3 ü KAP, %14,3 ü NSTEMI ve%37,4 ü STEMI olarak saptandı. Kadınlarda daha fazlaolmak üzere her iki cinsiyette de en sık tanı KAP iken,STEMI literatür ile uyumlu olarak erkeklerde daha fazla,NSTEMI ise her iki cinsiyette literatüre göre daha azgörüldü. Koroner anjiyografi (KAG) sonucu; KAH oranı%95 ve erkeklerde daha fazla görüldü.Sonuç: Cinsiyet, yaş, aile öyküsü gibi önlenemeyen riskfaktörlerinin aksine önlenebilir risk faktörleri olan HT,DM, sigara kullanımı ve hiperlipideminin kontrolü ileKAH ve buna bağlı AKS insidansının azaltılabileceğidüşünülmektedir. Halk sağlığı uygulamalarının vekoruyucu hekimlik çalışmalarının daha etkin yapılmasıylaKAH geleneksel risk faktörlerinin daha iyi kontrol altınaalınabilme imkanı olabileceği düşünülmektedir. Birgenelleme için olgu sayımız yeterli olmasa da, bu türverilerin AKS olgularının tanı ve tedavisinde yol göstericiolacağı düşünülmektedir.

Arama Sonuçlarını Kaydet


TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi © 2019 Tüm Hakları Saklıdır.